İhracatçılar ve Girişimciler İçin Yılın En Önemli Vergi Paketi: 15 Maddelik Kanun Teklifi TBMM'de
- 11 May
- 4 dakikada okunur
5 Mayıs 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunulan 15 maddelik kanun teklifi, Türkiye'nin ihracatçılarına ve teknogirişim ekosistemine hayatlarını doğrudan etkileyecek bir dizi düzenleme getiriyor. Kurumlar vergisinde tarihi bir indirimden pay senedi istisnasının genişletilmesine, yeni finansman araçlarının önünün açılmasından girişimci maliyetlerinin azaltılmasına kadar uzanan bu paket, yürürlüğe girmesi halinde pek çok işletmenin vergi yükünü ve büyüme dinamiklerini köklü biçimde değiştirecek.
Bu yazıda teklifin ihracatçılar ve girişimciler açısından öne çıkan maddelerini, pratik etkileriyle birlikte ele alıyoruz.
İhracatçılar İçin Ne Değişiyor?
Kurumlar Vergisinde Tarihi İndirim
Türkiye'de kurumlar vergisi genel oranı şu an yüzde 25. Kanun teklifi, ihracat yapan şirketler için bu oranı münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlar üzerinden ciddi biçimde aşağı çekiyor:
İmalatçı ihracatçılar — imal ettikleri malları doğrudan ihraç eden üreticiler için oran yüzde 9'a iniyor. Bu, genel oran karşısında tam 16 puanlık bir avantaj demek.
Diğer ihracatçılar — imalatçı olmaksızın ihracat yapan şirketler ise münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlara yüzde 14 oranında vergi ödeyecek.
Bu indirimlerin somut etkisini bir örnekle görmek gerekirse: İhracattan 10 milyon TL kazanç elde eden bir imalatçı, bugün bu kazanç üzerinden yaklaşık 2,5 milyon TL vergi öderken teklifin yasalaşması halinde bu rakam 900.000 TL'ye düşüyor. Aradaki 1,6 milyon TL'lik fark, doğrudan işletmenin büyüme ve yatırım kapasitesine dönüşüyor.
Dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bu indirim, yalnızca ihracattan elde edilen kazançlar için geçerli. Yurt içi satışlardan elde edilen kazançlar genel kurumlar vergisi oranından etkilenmeye devam edecek.
Teşvikler Artık Kağıtta Kalmayacak
Son yıllarda hayata giren Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi (YAKV) uygulaması, bazı ihracatçılar için beklenmedik bir sorun yaratmıştı: Mevzuatta tanınan teşvik ve indirimlerden yararlanan şirketler, bu teşviklere rağmen asgari vergi yükümlülüğü nedeniyle fiilen daha yüksek vergi ödeyebiliyordu. Kanun teklifi bu sorunu çözüyor.
Transit ticaret, nitelikli hizmet merkezleri ve İstanbul Finans Merkezi kapsamında sağlanan kazanç indirimleri, artık Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi matrahından düşülebilecek. Bu alanlarda faaliyet gösteren ihracatçı şirketler için teşvikler artık kağıt üzerinde kalmayacak; fiilen vergi tasarrufuna dönüşecek.
Girişimciler İçin Ne Değişiyor?
Pay Senedi İstisnasında Büyük Genişleme
Erken aşama şirketlerin en büyük zorluklarından biri yetenekli çalışanları bünyede tutmak. Nakit olarak rekabet edemedikleri için bu şirketler genellikle çalışanlarına hisse opsiyonu veya pay senedi teklif ediyor — ama mevcut vergi düzenlemesi bu aracın cazibesini önemli ölçüde kısıtlıyordu.
Kanun teklifi bu denklemi değiştiriyor. Teknogirişim şirketlerinde çalışanlara işverenlerince bedelsiz veya indirimli olarak verilen pay senetlerine uygulanan gelir vergisi istisnasının üst sınırı, yıllık brüt ücretin bir katından iki katına çıkarılıyor.
Pratik anlamı şu: Yıllık brüt ücreti 2 milyon TL olan bir yazılım mühendisine, bugün 2 milyon TL'ye kadar olan pay senedi bedelsiz olarak verilebiliyor ve bu pay üzerinden çalışan gelir vergisi ödemiyor. Teklifin yasalaşmasıyla bu tavan 4 milyon TL'ye yükseliyor. Özellikle kıdemli profilleri çekmeye çalışan teknogirişimler için bu değişiklik, hisse opsiyonunu çok daha güçlü bir işe alım ve elde tutma aracına dönüştürüyor.
Beklemek Artık 12 Yıl Değil
Pay senetlerini gelir vergisi istisnasından tam olarak yararlanarak satabilmek için bugün 12 yıl beklemek gerekiyor. Bu süre, girişimcilik dünyasının zaman algısıyla hiç örtüşmüyor: Çoğu startup 5-7 yıl içinde exit hedefliyor; 12 yıllık bekleme şartı opsiyonları fiilen değersizleştirebiliyordu.
Kanun teklifi bu süreyi 6 yıla indiriyor. Gerçekçi bir exit planı yapılabilmesi için gereken minimum süre artık çok daha makul bir aralığa geliyor.
Convertible Note Artık Türkiye'de de Çalışıyor
Erken aşama yatırım dünyasında "convertible note" — Türkçesiyle paya dönüştürülebilir borç sözleşmesi — küresel ölçekte en yaygın kullanılan finansman araçlarından biri. Şirketin değerlemesi üzerinde tartışmaya girmeden yatırım almayı mümkün kılan bu yapı, Türkiye'de Türk Ticaret Kanunu'ndaki bazı zorunluluklar nedeniyle uygulamada takılıyordu.
Kanun teklifi bu engeli ortadan kaldırıyor: "Teknogirişim rozeti" almış, halka açık olmayan şirketler için, convertible note aracılığıyla yapılacak sermaye artırımlarında TTK'nın şarta bağlı sermaye artırımı hükümleri uygulanmayacak.
Bu düzenleme, kurucular için ne anlama geliyor? Yatırımcıyla değerleme anlaşmazlığına düşmeden hızla sermaye toplayabilmek, yatırım sürecini haftalar yerine günlere sıkıştırmak ve özellikle yabancı fonların Türkiye girişimlerine daha rahat yatırım yapabilmesi — bunların tümü bu tek maddenin getirisi.
Dijital Şirket Kuranlar 3 Yıl Oda Aidatı Ödemeyecek
Teklifte tanımlanan "Dijital Şirket" statüsü, kuluçka merkezlerindeki girişimciler için önemli bir maliyet kalemi olan TOBB oda aidatını ortadan kaldırıyor. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış kişilerce, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın belirlediği kriterlere uygun olarak kurulan dijital şirketler, kuruluş tarihinden itibaren 3 yıl boyunca Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile bağlı odaların ücret ve aidat yükümlülüklerinden muaf tutulacak.
Tek başına küçük görünen bu kalem, bir girişimcinin erken dönem maliyet yapısını düşünüldüğünde önem kazanıyor: Odaya kayıt zorunluluğu ve buna bağlı aidatlar, düzenli geliri henüz oluşmamış bir startup için gereksiz bir idari yük. Üç yıllık muafiyet bu yükü kaldırıyor.
Özet: Kimin İçin Ne Değişiyor?
Konu | Mevcut Durum | Teklifle Gelen |
İmalatçı ihracatçı — kurumlar vergisi | %25 | %9 (ihracat kazancında) |
Diğer ihracatçı — kurumlar vergisi | %25 | %14 (ihracat kazancında) |
Teknogirişim pay senedi istisnası | Yıllık brüt ücretin 1 katı | Yıllık brüt ücretin 2 katı |
İstisna için bekleme süresi | 12 yıl | 6 yıl |
Convertible note | TTK kısıtlamaları geçerli | Teknogirişim rozeti alanlara kolaylaştırıldı |
Dijital Şirket — oda aidatı | Ödeniyor | 3 yıl muafiyet |
Süreç Bundan Sonra Nasıl İlerleyecek?
Kanun teklifi 5 Mayıs 2026 itibarıyla TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve ilgili komisyonlarda inceleme aşamasına geçecek. Teklifin Meclis'te kabul görmesi halinde hangi düzenlemelerin hangi tarihten itibaren yürürlüğe gireceği, onaylanan metinde ayrıca belirtilecek.
İhracat geliri olan veya teknogirişim statüsünde değerlendirilebilecek bir şirketi yönetiyorsanız, teklifin yasalaşma sürecini yakından takip etmek ve muhasebe danışmanınızla birlikte kurumsal yapınızı bu değişikliklere göre değerlendirmek yerinde olacak.
Bu yazı kamuoyuyla paylaşılan kanun teklifi metni ve açıklamalar esas alınarak hazırlanmıştır. Düzenlemelerin kesinleşmiş hâli, yasanın Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla netleşecektir.